31’den 35.Haftaya Nasıl Rüzgar Gibi Geçtik? (Part 2)

LA’ye ayak basmamızla birlikte geliş amacımızı biraz unutmuş olabilirim ufaklık:) Kusura bakma ama bir California gezisi çoook uzun zamandır annenin aklındaydı ve sonunda gerçekleşmesine sen sebep olduğun için de aslında sana kocaman bir teşekkür borçlu:) Söz geldiğinde son kuruşuna kadar ödeyecek borcunu:)

Her ne kadar şimdi yazacaklarım diğer blogum kıvamında olacak olsa da senden biraz rol çalmama müsaade et prenses.

 Los Angeles filmlerdeki kadar güzel ama hayallerdekinden biraz uzak bir şehir. Yola çıkmadan önce yaptığımız araştırmalar sonunda şehrin üç ana kısmını oluşturan Beverly Hills’te mi, Hollywood’ta mi yoksa okyanus kıyısı Santa Monica’da mı kalsak sorusuna Beverly Hills yanıtı vermiş olmaktan son derece mutlu olduk. Her bir bölgeyi tek bir kelimeyle özetlemem gerekse şöyle derim: Hollywood:Hippi, Santa Monica: Kaygısız, Beverly Hills: Şık

Naparsın ki annen rahatına ve lüksüne düşkün bir boğa burcu olunca Beverly Hills hedefi tam 12’den vurdu. Otelimiz herkese tavsiye edebileceğim eski bir Hollywood starının evinden renove edilmiş bir butik otel  www.maison140.com  idi. Şehir turuna elbette otele yürüme mesafesi olan Hollywood sosyetesinin gözde alışveriş caddesi Rodeo Drive’dan başladık. Burdaki top end markalar aklımızı başımızdan aldı desem abartmış olmam.



Burası bir zamanların ünlü filmi Pretty Woman’da Julia Roberts’ın çeşit çeşit elbise denediği Richard Gere’ın de gık etmeden beklediği sonra da hepsini satın aldığı dükkan. Yani her genç kızın hayali durumu 🙂

 

Umarım bir gün senin de bundan bir tane olur. Olmadı onun yanındaki de olur:))







Rodeo’ya çıkan merdivenler. Yandaki çocuklar da merdivenlerde ne yapılmaza örnekler:)

 
 
Daha sonraki istikametimiz meşhur Santa Monica Plajı idi. Meksikayı, yemeklerini ve insanını severiz ama o pazar günü biraz fazlasıyla karşılaştık sanki:) Denizin üstüne harika bir pier mall yapmışlar ona sözüm yok ama nerde bizim Ege Denizi.
 


 Plaj ve hırka kombinasyonu neyse ki fazla uzun sürmedi.



İskelenin üstünde restaurantları, cafeleri ve eğlence alanlarıyla kocaman bir yaşam kompleksi

 

Kumda yürümek zor dostum!

 
 



8.5 aylık hamileyken plaja şezlongsuz gelmenin hata olduğunu anladığım an!

 

Ve son olarak belki bizde de birileri  örnek alıp böyle göze sokar diye koyduğum bir fotoğraf.

 

Irak ve Afganistan’da ölen her bir Amerikan askeri için plaja dikilen temsili haç.

 

Acaba aynısı bizim şehitlerimiz için yapılsa kaç plaja sığar?

İlk Yorum Yapan Sen Ol!